bu şey gibi, tıpkı limonlu maden suyu gibi, hani içtiğinde, hele de maden suyu soğuksa, hava buz gibi olsa bile onun verdiği serinlik bir hoş gelir; bazense balkonunda otururken kendini hiç gitmediğin uganda da hissetmek gibi, kendini balkondan aşağı atıp hiç yere düşmicekmişsin gibi sadece havada süzülcekmişsin gibi; aslında milyonlarca seyircinin önünde yüzüne yüzlerce kilometre hızındaki rüzgar çarparken şarkı söylemek, efendime söyleyeyim kalabalık bir mekanda tavana kadar zıplayarak eğlenmek gibi ve hiç yorulmayacakmışsın gibi, ama bunun sonunda yine sıcak bir uyku çekecemişsin gibi. işte bu o.
... ve hayır bunca şeyden sonra küçük beyninin bu kadar yazıyı nasıl algıladığını öğrenmek gibi bu şey, o öle bşi ki ayna karşısında gerizekalı pozlar vermek gibi ve bunu sonra milletle paylaşmak gibi, aa hayır ben bunları kabul edemem, kışın -56 derecedeki dondurmayı yemek gibi, belki serinletir, kışın -25 derecesi sana sıcak gelmiş olabilir ama ben 0 derecede bile donuyorken evimde kalorifere dayanmak varken yanımdaki etkisini çeyrek boyutlarda hissedeceğim 36 derecenin zıbırtısını çekemem. evimin kaloriferinin 40 derecedeki ısısının yanında terlerken belki 36 derecelik beden bana serinlik katacaktır ona eminim ama bu tarz bi ormantizm bile ilginç değil mi? yani buradan çıkaracağın sonuç kışın -25 derecesinde ısınmak için birden çok 36lığa ihtiyacın olmalı bebeğim; hayat belki de böyle güzel. ne dersin?