8 Kasım 2012 Perşembe

Delirius #25

Oh. O şişeyi açıp soğuk soğuk yudumlar almak ne güzel değil mi? O şişe boş olsa bile, dibinde kalan o son damlacıkların dilinize her değdiğindeki o haz, o mutluluk... Burada o kapağı açmakla başlıyor o haz. Ama asıl sormamız gereken soru şu? Elinizdeki şişe ne şişesi?

Sevgili okuyucular, elinizdeki şişeyi elinizden bırakınız ve buraya odaklanınız. Çünkü epik, anatomik, antropolojik, demogojik, şizodelik yazılarınıza, Delirius'a yeniden hoşgeldiniz. Burası dünyadan koptuğunuz bölgedir. Bu yüzden; yasal uyarı: Yazar bu yazıları iki elini de kullanmadan yazmaktadır. Yazar bu yazıları ellerini kullanarak yazmaktadır. Eğer bu iki cümle arasında kafanız karıştıysa lütfen siz bu yazıları yazmayı denemeyiniz. Evinizde denemeyiniz. Dışarda denemeyiniz. Uzaya çıksanız orada da denemeyiniz. Yazarın taklidi iki elinizi de kullanma yetinizi kaybetmenize yol acabilir, ellerinizin kollarınızdan kontrolsüz biçimde hareketine yol açabilir, huzursuz bacak, el, kol sendromlarına yol açabilir, ellerinizin kollarınızdan durduk yere kopmasına yol açabilir. Ellerinizi hergün yıkayınız. Norveçli balıkçıların ellerine bir bakın.

Sizler yerinizde otururken, bizler yerlerimizde otururken, onlar yerlerinde oturuyor. Hepinizin elinde birer şişe var. Sizler, bizler ve onların ellerine şişeler verin. O şişeler onları mutlu edicek ama bizler o şişeleri ne yapalım ki? Bizler onların diğer ellerine şişe vermekle yükümlüyüz. Ama sizlerin elinde az önce bizlerin eline şişeler verdiğiniz için sizlerin elinde şişe falan kalmadı. Ne yapacaksınız. Şimdi bizler sizlerle dalga mı geçelim elinizde şişeler yok diye. Hayır; bizler öyle şeyler yapmayız ama onlarla dalga geçeriz çünkü artık iki ellerinde şişeler var ve yapacakları hiç birşey yok. Yazık değil mi onlara. Hahaha. Sizler, bizler kardeşken, onlar ne kadar ezikler değil mi. Ama sizler de gelin onlara bir kucak açalım. Bizler ezik gördüklerimizi de severiz, onları, siz biz ayırt etmeden severiz. Ama onları yine de ezeriz; çünkü kaderlerinde bu var. Siz biz karmaşası içinde onlara siz biz ayağı çekeriz. Kendilerini sizlerden ve bizlerden görsünler diye. Yoksa onları yok ederiz. Soyları tükenir; kururlar. Aç kalırlar; sefil yaşarlar. Yerlerde sürünürler. Kulakları donar, bizler de gidip kulaklarına dokunuruz kulakları düşer. Ayak baş parmağı donar, sizler gidip onu oradan koparıp buzluğunuzda anı diye saklarsınız. Hepimiz onlarsız kalırız. Onlara bu sefilliği yaşatmayalım. Ne de olsa onların gözünde bizde onlarız. Onlar kendilerine biz diyorlar. Bize siz diyorlar. Sizlere onlar diyorlar. Sizler bitmişsiniz. İşte buradan çıkaracağınız sonuç şu: Elinizdeki şişeyi onlara vermeyin.

İyi geceler...