18 Haziran 2011 Cumartesi

Delirius #12

Hiç düşündünüz mü; belki bilmiyorsunuzdur ama, genellikle, mütemadiyen ama arada sırada, tıpkı bir tütsünün yanıp tutuşması gibi, ...

Bitecekmiş gibi olup sonunu getirmeye uğraştığınız, ama bir türlü sonunu getiremediğiniz, bunun nedenini bilmediğiniz, nedenini araştırmak zahmetine bile giremdiğiniz ve işte bu yüzden düşündüğünüzü düşündüğünüz ama aslında bunu düşünemediğiniz ve bunu okurken "wtf!?" dediğiniz şizodelik yazılar serisi "Delirius"a tekrar hoşgeldiniz. YASAL UYARI: Yazarı taklit etmek çok fazla düşünmenize yol açacağından beyninizdeki sinir yollarının ve hücrelerinin hararetine ve hemen akabinde kulaklarınızdan tütecek beyninizin kafanıza aşırı basıncından dolayı şiddetle yerinden fırlayarak asla bulamayacağınız kafanıza geri düşmesine yol açıp aşırı zararına yol açar. Denenmesi tavsiye edilmemektedir.

Sizler aslında hayatınızda neyin bitip bitmediğini, neyi bilip bilmediğinizi bilemezsiniz. Bu evrenin size sunduğu bilinememezlik kuşağından gelmektedir. İngilzce adı "Unknownablity Belt" olan bu kuşak,bilip bilemeyeceğiniz kavramlar hakkında evreni içinde bulunduğunuz vaziyete göre kodlayarak, bu kavramları ne zaman veya ne durumda veya hiçlik doğrultularında bilgilerin size gelip gelmemesini veya gelememesini yönetir. Örneğin, ortamda bir dedikodu var ve çok öğrenmek istiyorsunuz ama biryere veya birşeye daldınız ve duyamadınız, ancak ayıldığınızda dedikodu sonlanmıştır ve sonuna yetişirsiniz ve hain arkadaşlarınız bunu "geçti artık" diyerek size asla anlatmazlar. İşte bunu sağlayan şey "bilinememezlik kuşağı"dır. Bunu aşamazsınız, bu kaderin bir cilvesidir, bazen kaderin sivilcesidir. Aslında bu yazıyı okuyarak bilinememezlik kuşağı hatta "Unknownablity Belt" denen bu uydurma kavramı öğrenmiş oldun, dolayısıyla bu senin peşini asla bırakmayacak. Bu da kaderin sivilcesidir işte. Size bu bilinememezlik kuşağıyla beraber mutlu yarınlar diliyorum. Unutmayın *****************. (Bu bilgi bilinememezlik kuşağı tarafından engellenmiştir.) İyi geceler.